içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Aynalı Pazar

Bugun...

8 Yıl Sonra ÇOMÜ’de Yine FETÖ İddiaları!

Tarih: 04-07-2024

8 Yıl Sonra ÇOMÜ’de Yine FETÖ İddiaları!

15 Temmuz Darbe girişimine kadar Türkiye’de FETÖ/PDY yapılanmasının en yoğun olduğu üniversite haline gelen ÇOMÜ ile ilgili darbe girişiminden 8 yıl sonra yine FETÖ iddiaları ortaya atıldı. ÇOMÜ Genel Sekreteri Şaban Oğuz Ünal’ın ve çevresinde toplanan bir takım kişilerin Teknopark içerisinde toplantılar yaptığını, Oğuz’un tıpkı Sedat Laçiner döneminde uygulanan FETÖ vari mobbing, sürgün vb iddiaların yeniden görülmeye başlandığını açıklayan isim ise Türk Eğitim-Sen Çanakkale Şubesi Başkanı Resul Demirbaş idi.

 

AÇIKLAMA GÖNDERİP 10 DAKİKA SONRA “YAYINLAMAYIN” DEDİ!

Türk Eğitim-Sen Çanakkale Şubesi Başkanı Resul Demirbaş’ın 5 sayfalık basın açıklamasında 20 madde halinde ÇOMÜ içerisinde yaşanan FETÖ vari olayları ve FETÖ iddiaları bulunuyordu. Aynı zamanda Üniversite Genel Sekreteri hakkında ve çevresinde toplanan bir takım kişilerle birlikte tıpkı Sedat Laçiner dönemindeki gibi bir yapı kurduğunu akademisyenlere yönelik yaptıkları mobbing iddiaları yer alıyordu.

 

GENEL SEKRETER OĞUZ HAKKINDA “MOBBİNG, FİŞLEME VB” İDDİALAR!

Sendika Başkanı Demirbaş aynı zamanda Genel Sekreter Şaban Oğuz Ünal’ın geçmişte FETÖ soruşturması geçirdiği iddialarını gündeme taşıdı. Demirbaş açıklamasında Genel Sekreter Ünal’ın üniversitenin bazı binalarındaki salonlara güvenlik kamerası kurdurarak bunları kendi odasından izlediği, FETÖ’ye karşı mücadele eden bazı akademisyenleri izlediği, fişleme yaptığı gibi birçok iddia da bulundu.

 

FAKÜLTE SEKRETERİNİN EŞİ’NİN HAMİLE ÇALIŞANI DARP ETTİĞİ İDDİASI

Demirbaş’ın iddiaları arasında Fen Fakültesi Fakülte Sekreteri, aynı zamanda Eğitim Birsen Üniversite şube başkanının üniversite ile hiçbir ilişiği olmayan eşinin Fen Fakültesi’ne gelerek, aynı binadaki İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi çalışan hamile bir sendika üyesi ile bir başka çalışanı darp ettiğini gündeme getirerek açılan hukuki bir soruşturma yapılıp yapılmadığını da gündeme getirdi.

 

“FETÖ’DEN BİRÇOK DAVASI OLDUĞU.. ATILMAKTAN KURTULMAK İÇİN..”

Demirbaş’ın özellikle Genel Sekreter Ünal hakkında; “Genel Sekreter Vekili Şaban Oğuz Ünal’ın Üniversitemize gelmeden önce FETÖ ile ilgili dosyasının ve birçok davasının olduğu, atılmaktan kurtulmak için geçiş yaptığı ile ilgili bize kadar gelen dedikodular doğru mudur? Eğer doğru ise böyle bir kişinin, böylesine önemli bir makama vekaleten de olsa atanması doğru mudur? Ayrıca, atama kriterlerini (mezuniyet diploması, kadro ünvanı ve çalışma yılı olarak) sağlamış mıdır? Şayet dedikodularda doğruluk payı varsa bu duruma acilen son verilmelidir” açıklamasında bulunması dikkat çekti.

 

“ATANDIĞINDAN BU YANA FETÖ DÖNEMİNİ ARATMAYACAK UYGULAMALAR..”

Demirbaş Genel sekreter ünal hakkında ise; “Şaban Oğuz Ünal’ın vekaleten atanmasından itibaren Üniversitemizde huzuru ve çalışma barışını bozan, hak ve özgürlüklere aykırı ve kısıtlayıcı, fırsat eşitliğini engelleyici davranış ve uygulamalar FETÖ dönemi Rektörü Sedat LAÇİNER’i aratmayacak boyuta ulaşmıştır. Hatta yaptığı birçok uygulama bire bir aynıdır. Genel Sekreter Vekili Şaban Oğuz Ünal’ın yaptığı uygulamalar Üniversitemizde çalışma barışını daha da bozmuş, çalışanları mutsuz ve huzursuz hale getirmiştir. Kamuoyunun üniversiteye bakışını değiştirmekte ve Sayın Rektörümüzü zor duruma düşürmektedir. Zira birçok karar ve uygulamanın altında Sayın Rektörümüzün imzası bulunmaktadır. Bizler Sayın Rektörümüze komple kurulduğunu ve bir an önce bu duruma son vermesi gerektiğini ve gerekeni de yapacağını düşünmekteyiz” ifadelerini kullanması dikkat çekti.

 

“TEKNOPARK’TA HAFTADA BİR KAPALI KAPILAR ARDINDA DÜZENLENEN TOPLANTILAR”

Genel Sekreter Ünal ve beraberindeki bir grup ve üniversite ile hiçbir ilişkisi olmayan bir takın insanlarla haftada bir araya gelerek toplantı yaptıkları iddialarını gündeme taşıyan Demirbaş; bu toplantılarda alınan kararların üniversite içerisinde aynen uygulandığını iddia etti.

 

Türk Eğitim-Sen Çanakkale Şubesi Başkanı Resul Demirbaş, ÇOMÜ Genel Sekreteri Şaban Oğuz Ünal ve üniversite içerisinde yaşananlarla ilgili iddialarının bir kısmı ise şu şekilde;

 

"Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Genel Sekreter Ayhan Monus görevden alındıktan sonra yerine Güzel Sanatlar Fakültesi Sekreteri Şaban Oğuz Ünal’ın vekaleten atanmasından itibaren Üniversitemizde huzuru ve çalışma barışını bozan, hak ve özgürlüklere aykırı ve kısıtlayıcı, fırsat eşitliğini engelleyici davranış ve uygulamalar FETÖ dönemi Rektörü Sedat LAÇİNER’i aratmayacak boyuta ulaşmıştır. Hatta yaptığı birçok uygulama bire bir aynıdır. Genel Sekreter Vekili Şaban Oğuz Ünal’ın yaptığı uygulamalar Üniversitemizde çalışma barışını daha da bozmuş, çalışanları mutsuz ve huzursuz hale getirmiştir. Kamuoyunun üniversiteye bakışını değiştirmekte ve Sayın Rektörümüzü zor duruma düşürmektedir. Zira birçok karar ve uygulamanın altında Sayın Rektörümüzün imzası bulunmaktadır. Bizler Sayın Rektörümüze komple kurulduğunu ve bir an önce bu duruma son vermesi gerektiğini ve gerekeni de yapacağını düşünmekteyiz.

 

Genel sekreter vekilinin de bulunduğu bazı üniversite idari üst yöneticileri ile üniversite ile ilgisi olmayan bazı şahısların TEKNOPARK’ta haftada bir toplanarak kapalı kapılar ardında aldıkları kararları uygulamaya soktukları Çanakkale’de konuşulmakta ve bizlere kadar gelmektedir. Konuşulduğu söylenen ve duyumlanan konulardan bazılarının sonradan hemen hemen aynen uygulanmaya başlanması kafaları karıştırmaktadır. FETÖ dönemindeki gibi alternatif yapılar kurulması,  o dönemdeki gibi olmayan kadrolara görevlendirilmeler yapılması Kamuoyunu ve bizleri şaşkınlığa sevk etmektedir.

 

Üniversitemizde özellikle Genel Sekreter Vekili Şaban Oğuz Ünal’ın görevlendirilmesinden sonra yaşananların bazılarını kronolojik olarak maddeler halinde şöyle sıralayabiliriz:

 

1- Genel Sekreter Ayhan Munus'un görevden alınması ve Şaban Oğuz Ünal’ın vekaleten atanması.

2- Şaban Oğuz Ünal’ın bazı  daire başkanları ile çalışmayarak, iftiraya varacak ithamlarla mobbinge maruz bırakması, emekliliğe zorlaması ve görevden aldırması.

3- Mesleki deneyimine Personel Daire Başkanlığı idari Personel şubesinde başlamış ve en az 28 yıl çeşitli kademelerinde görev yapmış kurum hafızasına sahip, mevzuata hakim Şube Müdürü’nün yerinin uzmanlık alanıyla bağdaşmayan bir birime görevlendirmesinin yaptırılması.

4- Sağlık Kültür spor Daire Başkanı Yüksel Yıldız'ın emekliye zorlanarak emekliye ayrılmasının sağlanması.

5- Sendikamız üyesi İdari Mali İşler Daire Başkanının görevden alınarak Bayramiç MYO’ya görevlendirilmesi, İdari Mahkeme kararı sonrasında göreve başlatılarak bir iki gün sonra açığa aldırılması.

6- Üniversite Hastanesi Baş Müdürü ile birlikte Müdür Yardımcılarının da açığa alınma süreçleri ve sonrasında açığa alma sürecinin 3 ay daha uzatılması. Bu süreçte, FETO kalkışması sonrasında kapatılan Zirve Üniversitesinde çalışan Akademik bir personelin ÇOMÜ Araştırma Hastanesine Baş Müdür olarak atanması da kafalarda soru işaretleri bırakmıştır.

7- Kurum hafızasına sahip, en az 28 yıllını Personel Daire Başkanlığının çeşitli kademelerinde geçirmiş, Personel Daire Başkanının görev yerinin uzmanlık alanıyla bağdaşmayan başka bir daire başkanlığına görevlendirmesinin yaptırılması.

8- Tüm daire başkanlıklarına kalite süreci bahanesiyle paralel koordinatörlükler kurulması ve daire başkanlıklarının by pas edilerek kurulan koordinatörlüklerle çalışılması.

9- Rektörlük B-Bloktaki tüm Katlara güvenlik gerekçesi ile kamera taktırılması, güvenlik amirliği olduğu halde genel sekreter odasına bilgisayar konulup takibinin bizzat Şaban Oğuz Ünal tarafından yapılması.

10- 2011-2014 yılları arasında FETÖ döneminde, bu yapıya en çok direnen ve mücadele eden, komisyonlarda ifade veren ve mahkemelerde tanıklık yapan tüm personel izole edilmekte,  baskı kurularak görevlerinden uzaklaştırılmaktadır. Yazışmalara ve kayıtlara bakıldığında yukarıda sayılan kişilerinde bu yapı ile en çok mücadele edenlerden olduğu görülecektir.

11- Bazı birimlerin tüm istek ve talepleri karşılanmakta, ancak birçoğuna da yazılı veya sözlü cevap dahi verilmemektedir.

12- “Sürekli idareyi eleştiriyorlar” savı ile birçok kişi zan altında bırakılmakta ve kendilerine mobbing uygulanmaktadır. Birçok çalışan takip edilerek veya ettirilerek FETÖ döneminde olduğu gibi fişlemeyi andıran davranışlar sergilenmektedir.

13- Kurumun hafızasına sahip ve liyakatli yöneticilerinin ve elemanlarının boş iddialarla görevden uzaklaştırılması, yerinin değiştirilmesi, görevden alınması veya emekliliğe zorlanması.

14- Fen Fakültesi Fakülte Sekreteri, aynı zamanda Eğitim Birsen Üniversite şube başkanının üniversite ile hiçbir ilişiği olmayan eşi Fen Fakültesi’ne gelerek, aynı binadaki İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi çalışan hamile üyemizi ve bir başka çalışanı üyemizin odasında darp etmiştir. Bu konu ile ilgili bu güne kadar herhangi bir hukuki işlem veya yaptırım yapılmış mıdır?  Yapılmadı veya kapatıldı ise gerekçesi nedir?

15- Bazı Fakülte ve Yüksekokul Sekreterlerinin emekli olması nedeni ile işleyiş yine farklı Fakülte ve Yüksekokul Sekreterleri üzerine atanarak vekâleten iki birime birden bakmak zorunda bırakılmıştır. Bunun yanında bazı sekterlerin kadrolarının genel sekreterlikte olduğu ve görev tanımı dışında farklı birimlerde görevlendirildiği duyumları alınmaktadır. Bu kişiler bu Fakülte ve Yüksek okullara neden görevlendirilmemiştir. Veya Üniversitemizde görev yapan liyakat sahibi arkadaşlarımızın her hangi bir ayrım yapılmaksızın boş bırakılan bu kadrolara atamaları yapılacak mıdır?

16- Rektörlük B-Blok katına takılan kameralarla bazı Daire Başkanlıklarına gidip gelenler izlenerek, bazı akademik veya idari personelin bazı daire başkanı odasına gittiği varsayılarak fişlendiği yolunda duyumlar almaktayız. Bu insan haklarına aykırıdır ve güzide bir eğitim kurumu olan Üniversitemize yakışmamaktadır. Bu duruma son verilecek midir? Üyelerimizin her zaman ve her koşulda yanında olduğumuzun bilinmesini isteriz.

17- Sedat Laçiner döneminde Öğrenci İşleri Daire Başkanlığında yapılan uygulamanın bir benzerinin Personel Daire Başkanlığında aynen yapılması oldukça düşündürücüdür. Akıllara deli sorular getirmektedir!!

18- Genel Sekreter Vekili Şaban Oğuz Ünal’ın Üniversitemize gelmeden önce FETÖ ile ilgili dosyasının ve birçok davasının olduğu, atılmaktan kurtulmak için geçiş yaptığı ile ilgili bize kadar gelen dedikodular doğru mudur? Eğer doğru ise böyle bir kişinin, böylesine önemli bir makama vekaleten de olsa atanması doğru mudur? Ayrıca, atama kriterlerini (mezuniyet diploması, kadro ünvanı ve çalışma yılı olarak) sağlamış mıdır? Şayet dedikodularda doğruluk payı varsa bu duruma acilen son verilmelidir.

19- Aynı grubun kendilerine itaat etmeyen ve tek gayeleri işleyişin yürütülmesine katkı sunmak olan bazı üst düzey yönetici, Fakülte ve Yüksekokul Sekreteri, Daire Başkanlarını da görevden aldırmayı planladıkları bizlere kadar ulaşmıştır.

20- Paralel bir yönetim şeklini uygulamaya çalışan bu baskıcı yapıların sırtlarını dayadığı destekçileri kimlerdir? Bu gücü kimlerden almaktadırlar? Güzide kurumlarımızdan biri olan Üniversitemizin üzerinden bu kirli eller ne zaman çektirilecektir?

FACEBOOK YORUM
Yorum